Ana içeriğe atla

rize

Özel güvenlik sektörü sancılı…

06.09.2017 - 09:48

Bildiğiniz üzere özellikle dikey yaşamı sağlayan yüksek binaların ve karma projelerin artmasıyla birlikte özel güvenlik sektöründe de hareketlenmeler hızlanmaya başladı. Evet, sektörün büyümesi yukarı doğru bir grafik çiziyor, ancak içerisinde pek çok sorunu da barındırmıyor değil. Gelişimini ve büyümesini daha da hızlandıracak bu sektörün önündeki engelleri ise Özel Güvenlik Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Oryal Ünver ile konuştuk. Ünver, “Mevcut sorunlar halledilmedikten sonra bu sektör sağlıklı bir şekilde büyüyemez, büyüse de hep sancılı büyür” dedi.

“Özellikle son yıllarda dikey yaşamı sağlayan yüksek binaların yoğunlaşması ve buralardaki güvenlik ihtiyacının artması sektöre olumlu bir şekilde yansıdı. Ancak bu binalarda oluşacak güvenlik ihtiyacının karşılaştığı problemleri çözebilecek bazı değişikliklerin olması şartken, bu değişiklikler maalesef ne yönetmeliklerde ne de kanunlarda gerçekleştiriliyor” açıklamasında bulunan Özel Güvenlik Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Oryal Ünver, “Zaten 5188 Kanunu çıktığında 4 ana konuda hata yapılmış ve bu konular hala düzeltilmemiştir, düzeltilmediği için de özel güvenlik sektörü sıkıntılar içinde kıvranmaktadır. Herkes derdi anlıyor, ilacı biliyor, her ne hikmetse bu ilacı bu kanunun maddelerini değiştirerek sektöre vermekten çekiniyorlar. Ben neden olduğunu bir türlü anlayamıyorum” dedi ve sözlerine kanunda yapılan hataları sıralayarak devam etti: “Kanundaki hatalardan ilki mevcut güvenlik için yapılan özel sigorta bölümü. Sigorta zorunlu bir sigorta, fakat sigortanın tek ayağı var, üç ayağı yok. Tek olan ayak, olay mahalinden geçen üçüncü sınıf şahıs sigorta kapsamında ama olayın içinde olan güvenlik elemanının sigorta kapsamı yok. Olayın olduğu yerdeki güvenlik şirketinden hizmet alan şirket de bu kapsamda değil. Güvenlik elemanının çalıştığı güvenlik şirketinin de bir güvencesi yok. Bu yanlıştır ve bunun düzeltilmesi gerekir, fakat her müracaatımızda, her adım attığımızda bu konuyla ilgili bir icraatın olmadığını görmekteyiz.” 

İŞ BENİMSENMİYOR…
Özel güvenlik görevlilerinin maaşlarına yönelik sıkıntılara da değinen Ünver, “Bu konuda yürekler acısı bir ortam var. Siz milyar dolar kıymetindeki bir fabrikayı asgari ücretle çalışan iki tane güvenlik görevlisine teslim ediyorsunuz ve ‘servetimi koru!’ diyorsunuz. Oysaki asgari ücret görevlinin ailesine bakmasına yetmiyor ve bu yüzden görevli ilave iş yapıyor, doğal olarak da güvenlik işini benimsemiyor. İş benimsenmediği sürece de yürümüyor” dedi ve sözlerine devam etti: “Gelelim bir diğer konuya; şu an da 41 tane üniversitemizde iki yıllık özel güvenlik programları var. Bu konudaki ilk başlangıç Kocaeli Üniversitesi’nde Hereke Ömer İsmet Uzunyol Kampüsü’nde GÜSOD tarafından başlatıldı. Bende o zaman GÜSOD’un başkanıydım. Projeyi başlattık ve proje 41 üniversiteye yayıldı. Bu çok güzel bir şey… Ancak bakın bakalım bu eğitim programından mezun olanların yüzde kaçı sektörde çalışıyor. Ben hemen söyleyeyim, yüzde değil binde ikisi çalışıyor. Bunun nedenleri tabii ki de var. Mesela ilk olarak karşımıza maaş konusu çıkıyor. İkinci neden ise daha da kötü, çünkü o okullarda risk analizine göre güvenlik kadrosu tespit edileceğine, bütçeden ayrılan paya göre güvenlik elemanı kadrosu tespit ediliyor.”   
“Dikey binalardaki sistemi bile uygulayamıyoruz” açıklamasını yapan Ünver, “Dikey binada o güvenlik görevlisine destek olacak elektronik veya fiziki güvenlik ortamının sağlanması lazım. Ayrıca yangın talimatında on kattan fazla olan binalarda yangın sistemi adresli olacaktır diyor. Fakat Bağdat Caddesi’nde yeni yapılan evleri dolaşalım, kaç tanesinde adresliymiş görelim, hiçbirinde yok!” dedi.

ÖZEL GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜ KİM DENETLEYECEK?
Denetleme sorununa yönelik de görüşlerini bildiren Ünver, “Gelelim diğer bir konuya, yani denetlemeye… Kim denetleyecek özel güvenlik sektörünü? Özel Güvenlik Daire Başkanlığı ve illerdeki şube müdürlükleri mi? Peki, bu mevkilerde acaba üç sene görevinde kalan birey var mı? Hayır yok. Ve bu birimlerin çoğunun ek görevleri var. Özel güvenliğin şubede oturup masasında sertifikaya imza atmaya vakti yok, biri karşılama görevinde, biri baskın görevinde. Peki, bu işi kim yürütecek, kim denetleyecek? Üç ayda bir gelen ve bu sektörü bilmeyen kişiler mi? Peki, bu arkadaşlar nasıl denetim yapacak? Bu demektir ki sektör denetlenmiyor, sadece büyük şirketler göze kestirilmiş. Dünya kadar illegal iş yapan güvenlik şirketleri var ve bu şirketler denetleme noktasında saf dışında kalıyor.  
Sektör olarak 2004 yılından önce turizm sektörü gibi birlik kurmayı çok istedik. Bu birlik kendi içinde sektörü kontrol ederken, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü de bu birliğin kontrolünü sağlasın düşüncesindeydik. Ancak bu düşüncemiz kabul görmedi ve denetleme görevini devlet üzerine aldı. Ancak görüyoruz ki devletimiz bu görevini yerine getiremiyor. 
Şunu söylemeliyim ki; mevcut sorunlar halledilmedikten sonra bu sektör sağlıklı bir şekilde büyüyemez, büyüse de hep sancılı büyür.”
Son olarak sektörün potansiyeline ve geleceğine değinen Ünver, “Et tırnaktan ayrılmaz. Artık güvenlik; toplumun, özellikle İstanbul gibi büyük metropollerin vazgeçilmez bir unsuru oldu. Bu nedenle toplam nüfus ve iş hacmi arttıkça güvenlik de artacak. Bütün amacımız ve isteğimiz bu ayrılmaması gerekli olan, vazgeçemeyeceğimiz sektörü düzgün bir şekilde, insanlara hizmet edecek hale getirmek” diyerek sözlerine son verdi. 

rize

 

Yukarı