Ana içeriğe atla

BANNER

Çin'de 1992'den bu yana en düşük büyüme

21.08.2019 - 12:08

Çin, temmuz ayında çok uzun zamandan sonra ABD ile gelmiş geçmiş en küçük ekonomik büyümeyi yaşadı. Çin ekonomisi yılın ikinci çeyrek ekonomisinde sadece yüzde 6,2 büyümüştü. Bir önceki çeyrekte ise, ilan edilen istatistiklere göre Çin’in büyümesi yüzde 6,4 olarak gerçekleşmişti. Yıllık bakıldığında ise, Çin’in büyümesi, yüzde 6,3 değerinde tahmin edilmişti.
Çin Hükümeti, bankalara önceleri daha çok kredi vermelerini tavsiye etmişti ama çeyrekler itibarıyla bankalar, hazinede bir evvelki döneme göre ihracatın az olması nedeniyle, Washington ile ticaret görüşmelerini de azaltmıştı. Başkan Trump da Çin ürünlerine daha yüksek vergiler koymuştu.
Eldeki istatistiklere bakıldığında ise ortaya çıkıyor ki, ekonomiyi daha yükseğe almak için 2 trilyon Yuan (291 milyar dolar) harcama, düşük kalmakta idi. Ama mart ayında Bakan Li Keqiang, "Vergilerin düşürülmesi şirketlerin sağlam kalmaları için gerçekçi ve etkili bir durum" diye açıklama yapmıştı.
İncelenen çeyrekte ticaret sorunları nedeniyle ülke içinde gerilimler de sabit tutulmaktaydı. Ama mayıs ayındaki görüşmelerde, ticarette artış olması ve de iki ülkenin arasında uzlaşma olamaması nedeni ile sorunlar da ortada kalmıştı. Dolayısıyla da haziran ayının sonunda ABD Başkanı Trump ile Çin Başkanı Xi Jinping yeniden pazarlığa girmişlerdi.
Nomura International’daki bu çeyrekte baş Çin akademisti olan Ting Lu, Çin’de büyük dalgalanma olmalı diyordu. Ama vergi indirimleri, piyasa konusunda yüksek etki gerçekleştiremiyorlardı.
Çeyreklik verilerin resmen açıklanması 1992 yılında başlamıştı. Bu çerçevede, çeyreklik gelişmeler de resmen ilan edilmekteydi. İktisatçılar ise beklentilerinde, bu yılın sonunda Çin ekonomisinin yüzde 6 ila yüzde 6,5 arasında büyüme açıklayacağını gündeme getirmekteydiler.
Ulusal İstatistik Bürosu üyesi konuşmacı Mao Shengyong ise, "Çin durumları değiştirecek düzeyde ve ikinci yarıda da yeterli kaynaklar olduğunu biliyoruz." diyor. Bu nedenle vergi inişi gerçekleştirilebileceğini, altyapı yatırımlarını artıracak boyutta kaynak olduğunu da, gündeme getirmekteydi.

arf

Yukarı