Ana içeriğe atla

autorola

PAMUKTA KUR YÜKÜNÜ SANAYİCİ TAŞIYOR

15.10.2020 - 10:14

Tekstil sektörünün ana hammaddeleri arasında yer alan pamuk, artan ithalat ve TL’deki hızlı değer kaybı nedeni ile iç piyasada dolar ile satılmaya başladı. Sektör temsilcileri, böyle dönemlerde fırsatçıların çoğaldığını belirterek tüm kur yükünün sanayiciye yüklendiğini belirtti.

Son yıllarda pamukta ekim alanında daralma ve rekolte düşüşü sonucu artan ithalat, kur riskini de gündeme getirdi. Daha önce yurtiçinde sanayiciye TL ile satılan pamuk, kurda yılbaşından bu yana görülen ani yükseliş nedeni ile dolar üzerinden satılmaya başlandı. İplik sanayicisi temsilcileri, kur riskini üstlenmek istemeyen ithalatçıların temmuz ayından bu yana pamuğu dolar ile sattıklarını ve bu şekilde tüm kur riskini kendilerinin üstlendiğini dile getirdi. Geçen sene 818 bin 511 ton olan lif pamuk üretiminin bu yıl yüzde 40 oranında düşüşle 626 bin ton civarında olması bekleniyor. İthalatın ise bu yıl 1 milyon ton sınırına dayanacağı ifade ediliyor. Üretimde hedeflenen 1 milyon tonun ithalatta yakalanacağını belirten sektör temsilcileri, bunun değer olarak karşılığının ise 2 milyar doları bulacağını dile getiriyor.

“Tam kapasite çalışıyoruz”

‘Beyaz altın’ pamuğun tarafları, Türk ekonomisinin lokomotiflerinden tekstil ve konfeksiyon sektörünün ihtiyacı olan 1.6 milyon ton pamuğun 2 milyar dolara yakınının bu yıl ithal edilmesi bekleniyor. Örme Sanayicileri Derneği (ÖDSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Fikri Kurt, tekstil sektörünün şu an ihracatta çok iyi bir grafik çizdiğini söyledi. Haziran ayından bu yana ihracatın sürekli arttığını dile getiren Kurt, halihazırda üretim tesislerinin kış sezonu için özellikle örme grubu başta olmak üzere tam kapasite çalıştığını belirtti.

“Fırsatçılar türedi”

Ancak üretim tarafında ana hammadde olan pamuk ile ilgili sıkıntıların yaşanmaya başladığını aktaran Kurt, şöyle konuştu: “sektörün ana hammaddesi pamuk ve iplik. Ne yazık ki ülkemizde pamuk yeteri kadar üretilmiyor. Türkiye’nin pamuk ihtiyacının yarısı ithal ediliyor. 1990’da 1 milyon pamuk üretimimiz varken daha sonraki yılarda küçüle küçüle 450 bin tonlara kadar düştü. Çiftçiye moral teşvikleri ile birlikte üretim yeniden 750 bin tonlara çıktı ama ihtiyaç 1.6 milyon ton civarında.” Böyle durumlarda fırsatçıların türediğine dikkat çeken Kurt, “Kurlar artınca hemen fiyatlara yansıyor. Fiyatlar da artınca diğer ülkelere yapacağımız ihracatın da yeterli derecede yapılamadığını gözlemliyoruz. Fırsatçılık rekor kırıyor. Bazı ithalatçılar iplikleri, pamuğu dolar bazında satmaya başladı. Sanki Türkiye’de değil, ABD’de yaşıyoruz. Bunu kınıyoruz. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve para birimimiz TL’dir. Devletin bunların üzerine gitmesi lazım” şeklinde konuştu. Kurt’un verdiği bilgilere göre pamukta dönemsel olarak dolar üzerinden satışlar zaman zaman gerçekleşiyor ama kısa süre sonra yeniden TL’ye dönülüyor.

“Temel neden TL’nin hızlı değer kaybı”

Yağmur Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kaya da dünya piyasalarında pamuk fiyatlarının dolar üzerinden belirlendiğini ve temmuz ayından bu yana TL’nin dolar karşısında hızlı değer kaybı nedeni ile de kur riskini üstlenmek istemeyen ithalatçıların pamuğu dolar ile satmaya başladığını söyledi. Buradaki temel nedenin TL’nin hızlı değer kaybetmesi olduğuna dikkat çeken Kaya, “Viskon, polyester gruplarında eskiden beri dolar ile fiyat verilirdi. Temmuzdan beri pamukta da aynı olay yaşanmaya başladı. Bu tamamen TL’deki reel kayıp ile ilgili” dedi.

Örme grubu hızlandı dakuma yavaşladı

Öte yandan pandemi ile birlikte değişen tüketici alışkanlıkları üretim bantlarında da değişikliklere yol açtı. Yavuz Kaya, esnek ya da evden çalışma gibi değişikliklerin tüm dünyada gömlek giyimi yerine pantolon ve sweatshirt gibi daha rahat kıyafetlere olan talebi artırdığını söyledi. Bu durumun birkaç yıl daha devam edeceği tahmininde bulunan Kaya, “Dokuma değil örme grubu daha hızlı gidiyor. Özellikle kalın numara iplikler çok daha hızlı” dedi.

autorola

Yukarı